Parçada Anlam Konu Anlatımı (8. Sınıf)

155
8-sinif-parcada-anlam

1. Paragrafta Başlık:

Paragrafta anlatılanları en iyi özetleyen sözcük ya da sözcük grubudur. Şiir için de aynı durum söz konusudur. Paragrafta başlığın temel özellikleri şunlardır:

  • Paragrafın tamamını kapsar.
  • Paragrafın konusu ve ana fikri ile bağlantılıdır.
  • İlgi çekici ve düşündürücüdür.

Paragrafta başlıkla ilgili başlıca soru kalıpları da şu şekildedir:

  • Bu şiirin başlığı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
  • Bu metne en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?


2. Paragrafta Konu:

Yazarın üzerinde durduğu olay, durum ya da düşünce paragrafın konusunu oluşturur. Şiir için de aynı durum söz konusudur. Paragrafta konunun temel özellikleri şunlardır:

  • Paragrafın tamamını kapsar.
  • Paragrafta üzerinde durulan olay, durum ya da kavramdır.
  • “Anlatılan nedir?”, “Neden söz ediliyor?” soruları metnin konusunu verir.

Paragrafta konuyla ilgili başlıca soru kalıpları da şu şekildedir:

  • Yazar paragrafta neyden bahsediyor?
  • Yazar bu metinde ne anlatıyor?
  • Yazar bu metinden neden yakınıyor?
  • Bu metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
  • Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
3. Paragrafta Ana Fikir (Ana Düşünce):

Okuyucuya verilmek istenen mesajdır. Şiir için de aynı durum söz konusudur. Paragrafta ana fikrin temel özellikleri şunlardır:

  • Verilmek istenen mesajı kapsar.
  • Metinden çıkarılması gereken derstir.
  • “Bu metin hangi amaçla yazılmıştır?”, “Okuyucuya verilmek istenen mesaj nedir?” soruları metnin ana fikrini verir.

Paragrafta ana fikirle ilgili başlıca soru kalıpları da şu şekildedir:

  • Metnin/şiirin ana fikri (ana düşünce, ana duygu, tema) aşağıdakilerden hangisidir?
  • Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
  • Şiirin ana duygusu (teması) aşağıdakilerden hangisidir?
  • Bu parçada hangi özellik vurgulanmıştır?
4. Yardımcı Fikir:

Paragraftaki ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşüncelerdir. Paragrafta yardımcı düşüncenin temel özellikleri şunlardır:

  • Ana düşüncenin daha iyi açıklanmasını sağlar.
  • Ana fikir bir taneyken yardımcı düşünce birden fazladır.
  • Yardımcı fikir soru kalıpları genellikle olumsuzdur.

Paragrafta yardımcı düşünce soru kalıpları şu şekildedir:

  • Bu metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
  • Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
  • Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
  • Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
5. Paragrafta Soru – Cevap:

Parçanın hangi soruya cevap olarak verilmiş olabileceği sorulur. Paragrafta soru – cevap özellikleri şunlardır::

  • Soru ile parça arasında bir bütünlük olmalıdır.
  • İlk cümle genellikle fikir verebilir ancak metnin bütününe mutlaka bakılmalıdır.

Paragrafta soru – cevap ile ilgili başlıca soru kalıpları da şu şekildedir:

  • Bu parçada, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
  • Bu parça, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olabilir?
  • Aşağıdakilerden hangisi bu soruya cevap olarak söylenmiştir?
6. Paragrafta Hikâye Unsurları:

Olay yazılarında aşağıdaki unsurlar çok önemlidir:

Olay: Yaşanmış ya da yaşanabilecek durumlardır.
Şahıs Kadrosu: Olayları yaşayan ve olaylardan etkilenen kahramanlardır.
Yer (Mekân): Olayın yaşandığı çevre veya mekândır.
Zaman: Olayın yaşandığı dönem, an mevsim ya da gündür.

7. Anlatım Biçimleri:

a. Açıklama:

  • Temel amaç, okuyucuya bilgi vermektir.
  • Düşünce yazılarında sıkça karşımıza çıkar.
  • Nesnel anlatım ön plandadır.

Ekmeğin MÖ 30. Yüzyıl civarında Orta Doğu’da pide şeklindeki yası hamurların, genellikle közde pişirilerek yapıldığını biliyoruz.


b. Tartışma:

  • Temel amaç, okuyucuyu ikna etmeye çalışmaktır.
  • Düşünce yazılarında sıkça karşımıza çıkar.
  • İki farklı düşünce olur ve bu düşüncelerden biri yazar tarafından desteklenir.
  • Yazar, savunduğu düşünceyi ispatlamaya çalışır.
  • Öznel anlatım ön plandadır.

Kimileri kitap okumak için zamanım yok, diyor. Oysa insan isterse okumaya zaman ayırabilir. Bir şeyler atıştırırken, seyahat ederken hatta dinlenmek istediği zamanlarda iki üç sayfa okumak iyi hissettirecektir.


c. Betimleme:

  • Temel amaç; varlıkları okuyucunun zihninde canlandırmaya çalışmaktır.
  • Gözlem esastır ve olay yazılarında sıkça karşımıza çıkar.
  • Betimleme metinlerinde hareketlilik yoktur ya da çok azdır.
  • Betimlemeyi fotoğraf makinesi gibi düşünebilirsiniz.

Güneş, son ışıklarını da kırmızıya boyadığı gölün üzerinden çekerken kuşlar da yuvalarına çekilip sessizliğe bürünür. Islak çimlerin arasına saklanmış hissi veren cırcır böceklerinin ötüşü sarar göl çevresini.


d. Öyküleme:

  • Temel amaç; yaşanmış ya da yaşanabilir bir olayı okuyucunun zihninde canlandırmaya çalışmaktır.
  • Gözlem esastır ve olay yazılarında sıkça karşımıza çıkar.
  • Öyküleme metinlerinde hep bir hareket vardır.
  • Öykülemeyi video kayıt cihazı gibi düşünebiliriz.

Fırına geldiğinde, ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı:
-Biraz bekleyeceksin, dedi. İki üç dakikaya kadar çıkartıyorum. Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyuldum.



8. Düşünceyi Geliştirme Yolları:

a. Tanımlama:

  • Metinde, “Bu nedir?”, “Bu kimdir?” sorularına cevap veren cümlelerdir.
  • Genellikle açıklama metinlerinde kullanılır.

Müzik sesleri çeşitli usullerle düzenleme sanatıdır. Bu düzenleme melodi, armoni, polifoni gibi şekillerde olur.

Bir nesnenin ne işe yaradığı anlatılıyorsa açıklama olur. Tanımlama olabilmesi için mutlaka “Bu nedir?”, “Bu kimdir?” sorularına cevap vermesi gerekir.


b. Karşılaştırma:

  • Birden fazla varlık ya da kavram arasındaki benzerliklerin ve karşıtlıkların kıyaslanmasıdır.
  • Genelde açıklama ve tartışma metinlerinde karşımıza çıkar.

Atasözleri yol gösterirken deyimler bir durumu ifade eder.


c. Örneklendirme:

  • Bir düşünceyi somutlaştırmak için örneklerden yararlanmaya denir.
  • Temel amaç, düşüncenin anlaşılmasını sağlamaktır.
  • Genelde açıklama ve tartışma metinlerinde karşımıza çıkar.

Ülkemizde dergi yelpazesi oldukça geniş. Edebiyat, kültür-sanat, spor, ekonomi, mizah, mutfak kültürü ve magazin dergileri başlıcaları.


d. Tanık Gösterme:

  • Bir düşüncenin doğruluğuna okuyucuyu inandırabilmek için tanınan, bilinen, itibar gösterilen kişilerin sözlerinden alıntı yapılmasıdır.
  • Kişi belirtilmeden yalnızca kişinin sözünü kullanarak da tanık gösterme yapılabilir. Sonuçta o sözü araştırarak da söyleyen kişiyi bulabiliriz.

Doğadan çok şey öğrenebiliriz. John Lubbock “Dünya, gökyüzü, göller, akarsular, dağ ve denizler mükemmel eğitimcilerdir ve bazılarımıza kitaplardan öğrenebileceğimizden daha fazla öğretir.” der.

Atasözleri örneklemeye girer. Tanık göstermeye dâhil edemeyiz çünkü atasözlerinin söyleyeni belli değildir.


e. Sayısal Verilerden Yararlanma:

  • Düşüncenin ispatlanabilmesi için istatistik içeren verilerden yararlanılmasıdır.
  • İstatistiki veriler rakamlarla belirtilebileceği gibi yazıyla da belirtilebilir.

Son yıllarda tüm dünyada uygulanmakta olan geri dönüşüm 10 15 yıldır ülkemizde de büyük bir ivme kazanmıştır. Geri dönüşüm sayesinde hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35 oranında azaltıyoruz.


f. Benzetme:

  • Aralarında ilgi bulunan iki kavramdan birinin diğerine benzetilmesidir.

Açıkta kalan ekmek kurumuş taş gibi olmuştu.


g. Duyulardan Yararlanma:

  • Metinde birden fazla duyulara yer verilmesidir..

Yeşil eriklerin ekşi tadı hâlâ damağındaydı.

9. Anlatıcı Türleri:

Olayları, kişileri, zamanı ve mekânı okuyucuya aktaran kişidir. İki tür anlatıcı vardır:


1. Birinci Kişi Ağzıyla Anlatım:

  • Yazar kendi başından geçen ya da içinde bulunduğu bir olayı anlatır.
  • Ben ve biz ifadeleri ile bu ifadelere uygun ekler kullanılır.

2. Üçüncü Kişi Ağzıyla Anlatım:

  • Yazar, duyduğu ya da gördüğü şeyleri anlatır.
  • O ve onlar ifadeleri ile bu ifadeler uygun ekler kullanılır.
10. Anlatım Özellikleri:

Özgünlük:

  • Anlatımda herhangi birini taklit etmeme, tamamen kendine has bir üslup sahibi olmaktır.

Usta sanatçının eserlerinde kendi mührünü açıkça görürüz.


Sadelik (Yalınlık):

  • Anlatımda dilin söz sanatlarından ve anlatımı güçlendiren yabancı unsurlardan olabildiğince uzak tutularak kullanılmasıdır.

Yazar, söz sanatlarından özellikle kaçınmış.


İçtenlik (Doğallık):

  • Yazarın samimiyetinin ve hislerinin okuyucuya da aynen aktarılmasıdır.

Eseri okuduğumda kendimi sanki yazarın ailesinden biri gibi hissettim.


Duruluk:

  • Cümlede gereksiz sözcük kullanmamaktır. Aynı anlamı veren sözcükler de duruluğu bozar.

Beğenmediklerini geri iade etti.


Doğruluk (Sağlamlık):

  • Anlatımın dilbilgisi kurallarına uygun düzenlenmesi, kuralların doğru uygulanmasıdır. Ögeler arasında uyumsuzluk, öge eksikliği gibi durumlar “sağlamlığı” ortadan kaldırır.

Herkes izliyor, yardım etmiyordu.  Yanlış

Herkes izliyor, kimse yardım etmiyordu.    Doğru


Açıklık:

  • Tek anlam çıkartılan cümleler açık cümlelerdir.

Yazarın cümlelerinde ne anlatmak istediyse onu hemen anlayabiliyoruz.


Akıcılık:

  • Akıcı bir cümlede ifadeler kolaylıkla okunabilir. Anlaşılması ve seslendirilmesi zor cümleler akıcı olmaz.

Eserde cümleler, takılmadan su gibi akıp gidiyor.


Yoğunluk (Özlülük):

  • Az sözle çok fazla şeyin anlatılmasıdır. Atasözleri özlü sözlerdir.

Ayağını yorganına göre uzat.


Tutarlılık:

  • Anlatımda birbiriyle çelişen düşünceler ileri sürmeme, sık sık düşünce (fikir) değiştirmemektir.

Yazılarının bir kısmında neyi eleştirdiyse diğer kısmında da onu eleştiriyor.


Evrensellik:

  • Yazıda bahsedilen konunun toplumun sadece belli bir kesimi değil tüm insanlığı ilgilendirecek şekilde ele alınmasıdır.

Karikatürleriyle tüm dünyaya seslenmek istiyordu.


Kalıcılık:

  • Geçmiş dönemde ortaya konan bir yapıtın gelecekte de ilgi görmesi, uzun zaman geçerliliğini korumasıdır.

Yaptığı işler, yıllar sonra da anılmasını sağlıyor.


Sürükleyicilik:

  • Anlatılanların okurun merakını sürekli canlı tutmasıdır.

Kitabın öyle harika kurgusu vardı ki elimden bırakamadım.


Etkileyicilik:

  • Okunan eserin kişinin hayatında değişiklik meydana getirmesidir.

Bu kitaptan sonra hayata karşı tutumum değişti.