Deyimler, Atasözleri ve Özdeyişler Konu Anlatımı (8. Sınıf)

Deyimler

Deyim: Genellikle gerçek anlamından ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeğidir.

Deyimlerin Özellikleri

  • 1. Deyimler, anonimdir yani söyleyeni belli olmayan sözlerdir.
    “Ağzı kulaklarına varmak” sözünü ilk kimin söylediği belli değildir. Artık halkın ortak malı olmuştur.
  • 2. Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden deyimi oluşturan sözcüklerin yerine bu sözcüklerin eş anlamlıları ya da yakın anlamlıları getirilemez, sözcüklerin yerleri değiştirilemez.
    İki ayağı bir pabuca girmek (Doğru)
    İki ayağı bir ayakkabıya girmek (Yanlış)
  • 3. Deyimler ders vermez yalnızca durum bildirir.
    Çenesi açılmak → Durmadan konuşmak, gevezelik etmek
  • 4. Deyimler mastar hâlindedir ancak zamana ve şahsa göre çekimlenebilir.
    Burnunu sokmak → Mastar hâlinde bir deyimdir.
    Burnunu sokma. → Zamana ve şahsa göre çekimlenmiş bir deyimdir.
  • 5. Deyimler genellikle söz öbeği şeklindendir ancak az da olsa cümle şeklinde olan deyimler de vardır.

a. Söz Öbeği Şeklindeki Deyimler:

Yüz yüze bakmak
Ağzı burnu yerinde

b. Cümle Şeklindeki Deyimler:

Söz anlayan beri gelsin.
Yiğitlik sende kalsın.

  • 6. Deyimler, genellikle mecaz anlamlı olsa da gerçek anlamlı olan deyimler de vardır. Deyimler anlam özellikleri açısından iki bölümde ele alınır:

a. Gerçek Anlamlı Deyimler: Tüm sözcüklerin gerçek anlamında kullanıldığı sözlerdir, mecazlı bir ifadeye yer verilmez.

Hem suçlu hem güçlü.
Kimi kimsesi olmamak.

b. Mecaz Anlamlı Deyimler: Sözcüklerden en az birinin gerçek anlamı dışında kullanıldığı sözlerdir.

Aldı sazı eline
Ensesine yapışmak


Atasözleri

Atasözü: Deneyimlere, gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş öğüt verici nitelikteki sözlerdir.

Atasözlerinin Özellikleri

  • 1. Atasözleri, anonimdir yani söyleyeni belli olmayan sözlerdir.
    “Yolcu yolunda gerek.” Bu sözü ilk kimin söylediği belli değildir. Artık halkın ortak malı olmuştur.
  • 2. Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Bu yüzden atasözünü oluşturan sözcüklerin yerine bu sözcüklerin eş anlamlıları ya da yakın anlamlıları getirilemez, sözcüklerin yerleri değiştirilemez.
    Paça ıslanmadan balık tutulmaz. (Doğru)
    Pantolon ıslanmadan balık avlanmaz. (Yanlış)
    Balık tutulmaz paça ıslanmadan. (Yanlış)
  • 3. Atasözleri cümle şeklindedir ve mutlaka bir öğüt içerir.
    Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
    Rüzgâr eken fırtına biçer
  • 4. Atasözlerinden bazıları aynı anlama gelir.
    Bir elin nesi var, iki elin sesi var. & Yalnız taş duvar olmaz.
    Öfkeyle kalkan zararla oturur. & Keskin sirke küpüne zarar.
  • 5. Atasözlerinden bazıları zıt anlamlıdır.
    Eğri oturup doğru konuşalım. & Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
    düşenin dostu olmaz. & Dost kara günde belli olur.
  • 6. Atasözleri, anlam özellikleri açısından üç bölümde ele alınır:

    a. Gerçek Anlamlı Atasözleri: Tüm sözcüklerin gerçek anlamında kullanıldığı sözlerdir, mecazlı bir ifadeye yer verilmez.
    Çok konuşan çok yanılır.
    İnsanın canı acıyan yerindedir.

    b. Mecaz Anlamlı Atasözleri: Sözcüklerden en az birinin gerçek anlamı dışında kullanıldığı sözlerdir.
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz. (“Acı patlıcan” herhangi bir duruma alışkın olan kimse, “kırağı” da kötü durum anlamında kullanılmıştır.)
    Rüzgâr eken fırtına biçer (Rüzgâr ve fırtına mecaz anlam taşımaktadır.)

    c. Hem Gerçek hem Mecaz Anlamlı Atasözleri: İki anlama da gelebilecek şekilde kullanılan sözlerdir.

    Hamama giren terler.
    Birinci anlam, hamama giren gerçekten terler.
    İkinci anlam, bir işe girişen, o işin güçlüklerini veya masraflarını göze almalıdır.
    Mal canın yongasıdır.
    Ağaç yaş iken eğilir.


Özdeyişler

Özdeyiş: Bir düşünceyi, bir duyguyu özlü bir şekilde anlatan, kim tarafından söylendiği belli olan sözlerdir.

İnsan, harcayabildiği kadar zengindir. (Oğuz SÜLEK)
Fenalıkların ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır. (EFLATUN)
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (M. Kemal ATATÜRK)