bir türlü sonu gelmemek, eksilmemek: ‘Kendisine ikram edilen kahveyi içerken her nefes alış verişinde göğsündeki taşın o bitmek tükenmek bilmez takırtıları duyuluyordu.’ –İ. O. Anar.
bir türlü sonu gelmemek, eksilmemek: ‘Kendisine ikram edilen kahveyi içerken her nefes alış verişinde göğsündeki taşın o bitmek tükenmek bilmez takırtıları duyuluyordu.’ –İ. O. Anar.