Sözcükte Anlam Konu Anlatımı (6. Sınıf)

137
6-sinif-sozcukte-anlam


Sözcük: İnsanlar arasındaki iletişimi sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasına sözcük (kelime) denir. Sözcükler herhangi bir varlığı, kavramı ya da eylemi karşılayabilir.

1. Gerçek (Temel) Anlam

Bir sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamıdır.

Örnek:

  • Elindeki boş kutuyu bana verdi. (“Boş” sözcüğü akla gelen ilk anlamı “içinde veya üstünde bir şey olmayan”dır.)
  • Az önce elindeki bütün bardakları kırdı.
  • İnce bir değnek ile etrafta uzun süre dolaştı.


2. Mecaz (Değişmece) Anlam

Bir sözcüğün, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak cümle içinde kazandığı yeni anlamdır.

Örnek:

  • Boş konuşmaları  herkesin dikkatini çekmişti. (“Boş” sözcüğü gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak “bir işe yaramayan” anlamlarında kullanılmıştır.)
  • Onun bu sözleri kalbimizi kırdı .
  • İnce düşünceli bir insandı onun annesi.

3. Terim Anlam

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüktür.

Örnek:

  • Tiyatronun ikinci perdesi oldukça güzeldi. (“Perde” sözcüğü tiyatroya ait bir terimdir.)
  • Üçgenin iç açıları toplamı 180 dercedir. (“Üçgen” matematikte kullanılan bir terimdir.)
Uyarı:

Bir sözcük birden fazla alanda terim olarak kullanılabilir.

  • On altı kök dışına dört olarak çıkar.(Matematik terimi)
  • Bir kelimenin anlamlı en küçük parçasına kök denir.(Dil bilgisi terimi)

4. Somut Anlam

Beş duyu organımızın herhangi biriyle algılayabildiğimiz veya kavrayabildiğimiz anlamları ifade eden sözcüklerdir.

Örnek:

  • Rüzgar bugün sert esti. (Dokunma duyu organımız, deri)
  • Limonun ekşisi mideme iyi geldi. (Tatma duyu organımız, dil)
  • Yemek kokusu bütün apartmanı sarmıştı. (Koku alma duyu organımız, burun)
  • Dışarıdan gelen gürültü hepimizi rahatsız etti. (Duyma duyu organımız, kulak)
  • Bahçede rengarenk çiçekler vardı. (Görme duyu organımız, göz)

5. Soyut Anlam

Beş duyu organımızın herhangi biriyle algılayamadığımız veya kavrayamadığımız anlamları ifade eden sözcüklerdir.

Örnek:

  • Öğrencilerin  sevinci görülmeye değerdi.
  • Yapılan iyilik hiçbir zaman unutulmaz.
  • Gördüğü rüyanın etkisinde kalmış.

Hiçbir duyu organımızla algılayamadığımız, kavrayamadığımız için “cesaret, korku, insanlık, rüya” sözcükleri soyuttur.



6. Çok Anlamlılık

Bir sözcüğün birden çok anlamı ifade edecek şekilde kullanılmasına çok anlamlılık denir.

Örnek:

Bulmak:

  • Kaybettiğim paramı nihayet buldum.  (Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek)
  • Böylece dönemin sonunu bulduk.(Bir yere ,bir noktaya erişmek)
  • Eden mutlaka bulur. (Cezaya uğramak)
  • Çekmeceden bulduğum kalemi ona verdim. (Sağlamak,temin etmek)
  • Bu mağazada annem güzel kıyafetler buluyor. (Seçmek)
  • Söylenenleri hiç de akıllıca bulmadım. (Herhangi bir görüşe,yargıya varmak)
  • Yıllardır aradığını eşinde bulmuştu. (İstenilen şeye kavuşmak,nail olmak)
  • Sende yediğimiz tatlının adını epeydir düşünüyorum bir türlü bulamadım. (Hatırlamak)

Bırakmak:

  • Topladığı ayçiçeklerini masanın üzerine bıraktı. (Koymak)
  • Piknik işini gelecek aya bıraktık. (Ertelemek)
  • Pazardan aldığım biberleri nerede bıraktım acaba? (Unutmak)
  • Küçük kız aynada izler bırakmıştı. (Dokunduğu yerde bir şey oluşturmak)
  • Evde annesini bırakarak hızla hastaneye koştu. (Yanında götürmemek)
  • Tatile giderken kedimizi komşuya bıraktık. (Bakılmak,korunmak için vermek)
  • Paranın bir kısmını bırakırsan rahat edersin.(Saklamak,artırmak)
  • Bırak beni buradan gideyim.(Engel olmak)
  • Saçlarını taramış ve omzuna bırakmıştı.(Sarkıtmak)
  • Geçen yıl ölen babası bu dükkanı ona bırakmıştı.(Ölen veya ayrılan birinden iş,nesne  gibi şeyler kalması)
  • Sigarayı bırakınca huzur bulmuştu.(Bir alışkanlıktan vazgeçmek)
  • Artık onunla uğraşmayı bırakıyorum.(Uğraşmaz olmak,artık uğraşmamak)
  • Evde beslediğimiz kuşu gökyüzüne bıraktık.(Özgürlük vermek)