11209 Sonuç bulundu.
Sayfa 113 / 113
zulaya atmak
bir şeyi gizli bir yere koymak.
zülfüyâre dokunmak
1) hatırlı, güçlü bir kimseyi veya bir makamı gücendirmek, darılmasına yol açmak; 2) birine zarar veya sıkıntı vermek; 3) sıkıntı verecek, sorun olacak konulara girmek.
zulüm görmek
kendisine eziyet edilmek.
Zümrüdüanka gibi
hayal ürünü olan veya adı olup da kendi var olmayan (iyi ve güzel şeyler).
zümrüt gibi
yemyeşil: ‘Şu zümrüt gibi Kuşdili deresi burnumuzun önünde de bir sandalla bir defa bile dolaşamadık.’ –S. M. Alus.
zürafa gibi
ince, uzun boylu, uzun boyunlu (kimse).
zurna gibi
dar (pantolon).
zurnacının karşısında limon yemek gibi
birinin zihni çelinip işini göremeyecek duruma getirildiği anlatılırken söylenen bir söz.
zurnanın zırt dediği yer
sürdürülmekte olan bir işin en can alıcı noktası.
