yengece ‘niçin yan yan gidersin?’ demişler, ‘serde kabadayılık var’ demiş
bir işi, herkesten farklı bir yöntemle yapanların bu yöntemleri olumlu sonuç veriyorsa onların kendilerine özgü olan davranışlarını iyi karşılamak gerekir.
yeni dosttan vefa gelmez
aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.
yenice eleğim, seni nerelere asayım?
kişi, elde ettiği yeni ve güzel bir şeyi örselememek için büyük özen gösterir.
yenik pehlivan güreşten bıkmaz
başarılı olmak için yaptığın işi iyi bilmek yetmez hırslı olmak da gerekir.
yenik pehlivan, oyuna doymaz
başarılı olmak için yaptığın işi iyi bilmek yetmez hırslı olmak da gerekir.
yerde yatan yumurta, gökte uçan kuş olur
bugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun zamanla bilgisi, görgüsü artar, toplumda önemli bir yeri olur.
yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz)
alçak gönüllü olanları kimse hor görmez, herkes onları korur.
yerdiğin oğlan (küçük) yer tutar
bugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun zamanla bilgisi, görgüsü artar, toplumda önemli bir yeri olur.
yerin kulağı var
gizli konuşulan bir şey umulmadık bir yoldan başkalarınca duyulabilir.
yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir
kendine uygun bir evlilik yapamayan kız yerine yerine helak olur, boya göre dikilmemiş elbise de yerde sürünerek yıpranır gider.
yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir
hangi alanda çalışabileceğini önceden iyi kestirememiş olan kişi sık sık yer ve iş değiştirme yüzünden hayli zarar görür.
yersen kap açık, yemezsen kapı açık
sabırlı ol, katlan ve kararını ona göre ver.
yetimi okşamışlar, vay sırtım demiş
bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır.
yetişemediğin köyün alt tarafında (beri yanında) yat
yapmak istediğiniz şeyi eksiksiz olarak başaramıyorsanız kendinizi boş yere zorlamayıp yapabildiğiniz kadarıyla yetinmeniz gerekir.
yiğidim yiğit olsun da yerim çalı dibi olsun
kadının kocasının fakir olması önemli değildir, yeter ki aile sorumluluklarını yerine getirsin.
yiğidin malı meydandadır
çıplak gezmekten hoşlanan ve utanması, sıkılması olmayan kimselerle alay etmek için kullanılan bir söz.
yiğidin sözü, demirin kertiği
mert adamın ağzından çıkan söz demire kazınmış çentik gibi kalıcı olur; dediğini yapar, sözünden dönmez.
yiğit başından devlet ırak değildir
bir gencin zengin olması her zaman beklenebilir.
yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer
kişiye ömrü boyunca ancak bir kez çok önemli bir iş yapma fırsatı geçer, bu fırsatı kaçırmamalıdır.
yiğit ekmeğiyle yiğit beslenir
seni korumalarını istediğin kimselerle aynı nitelikleri taşımıyorsan onların yanında barınamazsın.
yiğit lakabıyla anılır
yiğit kazandığı ünle tanınır.
yiğit meydanda belli olur
sözle atıp tutmak kolaydır, asıl marifet, işbaşında kendini göstermektir.
yiğit yarasına yiğit katlanır
yiğitten gelen ağır saldırıyı ancak yiğit olan kaldırabilir.
yiğit yiğide at bağışlar
aynı yolun yolcuları birbirleri için her tür özveriyi gösterirler, gerektiğinde en değerli varlıklarını bile birbirlerinin yararına sunarak yardımlaşmaktan kaçınmazlar.
yiyen bilmez, doğrayan bilir
bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.
yıl uğursuzun
arsız, yüzsüz kimselerin el üstünde tutulduğu ve işlerini dürüst kimselerden daha kolay yürüttükleri bir zamanda yaşıyoruz.
yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış
yoksulluk, açlık acıların en dayanılmazıdır.
yılana yumuşak diye el sunma
kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.
yılanın başı küçükken ezilir
büyüyeceği belli olan her tehlike daha en başta önlenmeli, düşman güçlenip büyük zarar verecek duruma gelmeden tedbir alınmalıdır.
yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter
başkalarına kötülük etmek isteyenler karşılarında hep hoşlanmadıkları şeyleri bulurlar.
yılın eksiğini nisan getirir, nisanın eksiğini yıl getirmez
en verimli zaman olan nisan ayında hava koşulları uygunsa bütün bir yılın olumsuz etkilerini giderir, tam verim alınır ama bunun tersi olur da nisan ayı uygun hava koşullarında geçmezse verilen emeklerin karşılığı alınamaz.
yırtıcı kuşun ömrü az olur
başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.
yoğun incelene kadar, ince süzülür
bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.
yoğurdum (ayranım) ekşidir diyen olmaz
herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över.
yoksul âlâ ata binse selam almaz
yoksul kimse geçici olarak bile iyi bir duruma gelse herkese yüksekten bakar, kimseye selam bile vermez olur.
yoksul, ata binse selam almaz
yoksul kimse geçici olarak bile iyi bir duruma gelse herkese yüksekten bakar, kimseye selam bile vermez olur.
yoktan yonga çıkmaz
olmayan şeyden hiçbir şey elde edilmez.
yol bilen kervana katılmaz
bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.
yol bilenle yürüyen, yorulmaz
bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.
yol ile giden yorulmaz
bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.
yol sormakla bulunur
bir işte izlenecek doğru yol, bilenlerden sorularak öğrenilmelidir.
yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)
birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.
yolcu yolunda gerek
1) vakit geçirmeden yola devam edilmeli;
yoldan giden yorulmaz
bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.
yoldan kal, yoldaştan kalma
yolculukta arkadaş çok önemli olduğundan insan, iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için gerekirse yolculuğunu ileri bir tarihe bırakmalıdır.
yorgan gitti, kavga bitti
anlaşmazlık sebebi olan şey ortadan kalktığında anlaşmazlık da sona erdi.
yorgun eşeğin (öküzün) çüş (ıslık) canına minnet
verilen dinlenme fırsatı, yorgun kişiyi çok sevindirir.
yüğrük at yemini artırır
bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.
yük altında (yüklü) eşek anırmaz
ağır bir iş altında bunalmış olan kişi bu durumdan kurtulmadan rahatlayamaz, keyifli bir duruma gelemez.
yük altında eşek kalır
insan olan, bir kimseden gördüğü iyiliğin altında kalmaz.
yularsız ata binilmez
kurallara bağlı olmayan işin başına geçmek doğru değildir.
yularsız deve yedilmez
kurallara bağlı olmayan kişi istenildiği gibi yönetilemez.
yumurtada kıl bitmez
kısır ortamdan verim beklenmez.
yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır
her canlı soyuna çeker, soyunun özelliklerini taşır.
yumurtlayan tavuk bağırgan olur
çalışkan ve verimli kişi kendini göstermek ve yaptığı yararlı işi herkese duyurmak için sesini yükseltir.
yumuşak huylu atın çiftesi pek olur
yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar.
yurdun otlusundan kutlusu yeğdir
insanın üzerinde yaşadığı yer, rahat ve huzurlu olmadıktan sonra oranın verimli olması çok önemli değildir.
yürük at kamçı değdirmez
işini ivedilik ve yeterlilikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.
yürük at yemini artırır
bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.
yürük ata kamçı olmaz
işini ivedilik ve yeterlilikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.
yürük ata paha olmaz
işini ivedilik ve yeterlilikle başaran kimsenin değeri çok büyüktür.
yürük tazıyı tilki sevmez
kurnaz, akıllıyla boy ölçüşemez.
yuvarlanan taş yosun tutmaz
sürekli olarak iş değiştiren bir kimse başarı kazanamaz.
yuvayı dişi kuş yapar
evin kadını anlayışlı, idareci ve tutumlu olursa ancak o zaman evde dirlik düzenlik sağlanır.
yuvayı yapan dişi kuştur
evin kadını anlayışlı, idareci ve tutumlu olursa ancak o zaman evde dirlik düzenlik sağlanır.
yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur
yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler; yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.
yüz yüzden utanır
insanlar karşı karşıya geldiklerinde daha kolay uzlaşabilirler.
yüzü güzel olanın huyu (da) güzel olur
insanın yüzü, içinin aynasıdır, güler yüz hoşgörülü, iyi niyetli, uyuşma eğilimli, temiz yürekli kişilerde bulunur; içinde kötülük bulunan kişinin duyguları da yüzüne vurur, kendisini çirkinleştirir.
zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır
toprak, iyi sürülürse bol ürün vereceği için iyi sonuç almak isteyen işine dört elle sarılmalıdır.
zahmetsiz rahmet olmaz
sıkıntı, güçlük çekmeden iyi ve güzel işler başarılamaz.
zaman sana uymazsa sen zamana uy
yaşadığın zamanın koşulları ve çevrendekilerin davranışları senin tutumuna uygun değilse sen onlara uymalısın.
zararın neresinden dönülse kârdır
sürüp giden zararlı bir işten ne kadar erken vazgeçersek daha sonra uğrayacağımız zararı o kadar azaltmış oluruz.
zayi olan koyunun kuyruğu büyük olur
elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.
zemheride sür de çalı sür
iyi verim alabilmek için üstünkörü olsa bile tarlayı zemheride sürmek gerekir.
zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır
gerçekleşmesi güç bir şey isteyen kimse isteğini gerçekleştirecek çareyi kendisi bulmak zorundadır.
zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır
zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.
zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır
zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.
zengin kesesini döver, züğürt dizini
bir iş yapılacağı zaman zengin ‘işte para’ diye kesesini döver, fakirse yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.
zenginin horozu bile yumurtlar
paralı kişi başarılı olunamayacak sanılan işlerden bile kâr sağlama yolunu bulur.
zenginin malı züğürdün çenesini yorar
birinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenen bir söz.
zenginin sermayesi kasasında, âlimin sermayesi kafasında
zengin kişinin zenginliği parasıdır, her işini parayla kolayca yaptırır; bilgin kişinin zenginliği ise kafasındaki bilgisidir, düşüncesidir.
zeyrek kuş iki ayağından tutulur
işini hile ile yürüten kimse sonunda yakayı ele verir.
zırva tevil götürmez
saçma olan bir düşünceyi döndürme, çevirme yolu ile savunmaya kalkışanlara söylenen bir söz.
zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar
zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din kuralları, kanun emirleri yürümez.
zor oyunu bozar
hileyle hazırlanan bir düzenin güç kullanılarak üstesinden gelinebilir.
zora dağlar dayanmaz
zor kullanan kişilere çok güçlü sanılan kimseler bile boyun eğer.
zora, beylerin borcu var
zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.
zorla güzellik olmaz
1) kişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez; 2) bir iş insana zor kullanılarak yaptırılamaz.
züğürt bezirgân eski defterleri karıştırır
1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.
züğürt olup düşmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir
uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder.
züğürtleyen bezirgân, eski defterleri yoklar
1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.
züğürtlük, zadeliği bozar
soylu kimse fakirleşince soyluluğu unutulur.
zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü
daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.
zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına
rastgele yapılan plansız işlerde yöntem, kural aranmaz.
