şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar
başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.
şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar
ne yaptığını bilmeyen kişi işi tersinden yürütmeye kalkar.
satılık ziftin olsun, Selânikten kel gelir
işe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan akla gelmeyen yerlerden onu arayanlar gelir.
say beni, sayayım seni
sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.
sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer
bir işin yapılması veya gerçekleşmesi için konulmuş olan belli bir süre çabucak geçer.
sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez)
miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur.
sebepsiz kuş bile uçmaz
kılavuz ve yardımcı olmadan hiçbir iş başarılamaz.
sebepsiz ölüm olmaz
herkesin ölümü için bir sebep vardır.
sefa ile yenen cefa ile kazanılır
keyifli keyifli harcadığımız para, çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır.
sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur
geçici durumlara güvenmek doğru değildir.
sel gider, kum kalır
geçici durumlara güvenmek doğru değildir.
sel ile gelen yel ile gider
emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider.
selam para, kelam para
1) her davranış para harcamaya bağlıdır;
selam verdik, borçlu çıktık
küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik.
selden gelen suya gider
kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.
selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz
doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.
sen ağa ben ağa, koyunları (inekleri) kim sağa?
herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?
sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz
bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir, karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz anlaşmazlık çıkmaz.
sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede
herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?
sen dost kazan, düşman ocağın başından çıkar
sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır.
sen giderken ben geliyordum
ben bu işi senden önce yaptım.
sen işten korkma, iş senden korksun
her iş, doğacak engelleri yenmeye kararlı olmakla, direnmekle başarılır.
sen zot ben zot, ata kim vere ot
herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?
senden devletliye ortak olma
iki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur.
seninki can da benimki patlıcan mı?
senin canının değeri var da benimkinin değeri yok mu?
serçeden korkan darı ekmez
tehlikeleri gözde büyüterek işe girişmekte çekingen davrananlar amaçlarına ulaşamazlar.
şeriatın kestiği parmak acımaz
kanunların uygun gördüğü cezaya katlanmak gerekir.
serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkânında alır
dikbaşlı olanlar, davranışlarının cezasını görürler, hatta bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir.
sermayen bir yumurtaysa taşa çal
yetersiz olanaklarla büyük işler yapmayı tasarlıyorsan başarılı olamazsın, vazgeç daha iyi.
sev beni, seveyim seni
sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.
sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır’a sultan ise
toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.
sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur
başta insanı mutlu eden duygusal ilişkiler zamanla körelir ve sonuçta acı veren birer anıya dönüşür.
sevenin kuluyum, sevmeyenin sultanı
beni sevdiğine inandığım kişi için yapmayacağım şey yoktur, onun bir dediğini iki etmem, ama sevilmediğimi anlarsam kendime olan saygımı ondan üstün tutarım.
şeyh uçmaz, müridi uçurur
bir kişiye inanlar, onu olduğundan çok üstün görürler ve onda olağanüstü özellikler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.
seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne
kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.
şeytanın dostluğu darağacına kadardır
kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkartıp ölüme kadar sürükleyebilir ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır.
şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar
kurnaz ve hileci kimse ile ortaklık eden kişi hilenin en büyük kurbanı olur.
şeytanla ortak buğday eken samanını alır
ortağı kurnaz, düzenbaz olanın eline kârdan bir şey geçmez.
şimşek çakmadan gök gürlemez
1) meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz; 2) bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür.
sinek küçüktür ama mide bulandırır
önemsiz, küçük gibi görünen bir şey kötü ve olumsuz bir izlenim yaratır.
sinek pekmezciyi tanır
işini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.
sirkesini, sarımsağını sayan paçayı yiyemez
küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır.
sitteisevir her saati bir devir
fırtına günlerinde hava her saat değişikliğe uğrar.
sitteisevir kapıyı çevirir
kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.
sıcağa kar mı dayanır?
aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.
sıçan çıktığı deliği bilir
bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış
1) yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş; 2) kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.
sıçan geçer yol olur
bir iş için kötü bir yol açılırsa artık herkes o yolu tutar.
sık gidersen dostuna, yatar arka
kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.
şık şık (çık çık) eden nalçadır, iş bitiren akçedir
değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini asla tutmaz.
sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı
insan kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır.
sırrını açma dostuna, o da söyler dostuna
bir sır en yakın dosta bile söylenmemelidir.
sofrada elini, mecliste dilini sakla
topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.
sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz
hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.
soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir
bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.
şöhret afettir
kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz, kişi gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır.
sokma akıl sekiz adım gider
hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.
son pişmanlık fayda vermez (etmez)
iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur.
sona kalan dona kalır
bir işte geç kalan istediği şeyi elde edemez.
sonradan gelen devlet devlet değildir
kişi yaşlandıktan sonra gelen zenginlik işe yaramaz.
sonradan görme, gâvurdan dönme
sonradan görmeler fazla iyi niteliklere sahip değildir.
sora sora Bağdat (Kâbe) bulunur
insan sora sora çok uzak yerleri bile bulur.
soran yanılmamış (yorulmamış)
bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.
sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir
bir kişinin nasıl bir insan olduğu konuşmasından belli olur, soyunu sopunu öğrenmeye gerek yoktur.
soy asma, soyuna çeker
temiz soydan gelen kişi, her durumuyla soyluluğunu gösterir.
soydur çeker, boktur kokar
her insan veya yaratık az çok soyuna benzer.
söyleyenden dinleyen arif gerek
kapalı konuşan bir kişinin ne demek istediğini ancak o konudan haberdar olan kişi anlar.
söyleyene bakma, söyletene bak
içinden geleni söyleyen bir kişinin sözlerine inanmak istediğimiz için bu sözleri ona Tanrı söyletiyor diye düşünürüz.
söz ağızdan çıkar
mert olan kişi, sözünde durur; verdiği sözü yerine getirir.
söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider
bir sözü dinleyenler kimi zaman söyleyenin aklından geçirmediği bir anlamda anlayabilirler.
söz gümüşse sükût altındır
susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir.
söz sözü açar
bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.
söz var dağa çıkarır, söz var dağdan indirir
sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.
söz var gelir geçer, söz var deler geçer
sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.
söz var iş bitirir, söz var baş yitirir
sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.
sözü mü olur?
üzerinde konuşacak kadar önemi yok.
sözü söyle alana, kulağında kalana
söylediklerin bir kulağından girip öbür kulağından çıkan kimseye nefes tüketme.
su akarken testiyi doldurmalı (doldur)
kişi, fırsattan yararlanmalı; geliri bol olduğu zaman ilerisi için para biriktirmeye, mal mülk edinmeye bakmalıdır.
su aktığı yere (yine) akar
daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum, bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar.
su başından (bendinden) kesilir (bağlanır)
bir işi, kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir.
su bulanmayınca durulmaz
bir konu, türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur, yoluna girer.
su içene yılan bile dokunmaz
düşman olsa bile su içen kimseye dokunulmamalıdır.
su küçüğün, söz (sofra, yemek) büyüğün
1) temel bir ihtiyaç olan su önce küçüğe verilir, konuşmaya ise ilk önce büyükler başlar; 2) her şeyin bir sırası vardır; kişiler bu sıralamada yaşlarına, kültürlerine vb. özelliklerine göre yer alırlar.
su testisi su yolunda kırılır
bir kişi amaç edindiği işte kazaya uğrar.
su uyur, düşman uyumaz
düşmana karşı her zaman uyanık davranmak gerekir.
su yatağını bulur
bir şeyi yapma isteği ve gücü bulunan kimse, uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur.
suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz
hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.
suçu gelin etmişler, kimse güveyi girmemiş
ne kadar çekici olursa olsun, suçu kimse kabul etmez.
sükût ikrardan gelir
susmak kabul etmek demektir.
sür git dememişler, gör geç demişler
beğenmediğiniz durumu, sürüp giden bir anlaşmazlık konusu yapmayınız, hoş görüp kabul ediniz.
sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu, kuzuyu) kurt kapar
arkadaşların yardımıyla yapılan veya bir amaç uğruna topluca girişilen bir işten ayrılanlar zarara uğrarlar.
sürüyü güden kurdu görür
zor bir işe giren onun bütün sıkıntılarıyla karşılaşabilir.
sütle giren huy, canla çıkar
kişinin küçükken edindiği huy, ölünceye değin sürer.
sütlüyü sürüden çıkarmazlar
yararlı, verimli şey elden çıkarılmaz.
sütsüz koyun meleyen olur
çevresine yararlı olmayan, elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi hep acıklı ve üzüntülü konuşur.
sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer)
bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.
suyu getiren de bir, testiyi kıran da
görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir.
suyu görünce teyemmüm bozulur
bir zorunluluk dolayısıyla yapılmakta olan bir işin, bu zorunluluk ortadan kalktığında gereği gibi yapılmak için yeni baştan ele alınması gerekir.
suyun duru akanından, insanın yere bakanından korkmalı
duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.
suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı
duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.
