Atasözleri ve Atasözlerinin Anlamları

2394 Sonuç bulundu.

şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar

başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar

ne yaptığını bilmeyen kişi işi tersinden yürütmeye kalkar.

satılık ziftin olsun, Selânikten kel gelir

işe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan akla gelmeyen yerlerden onu arayanlar gelir.

say beni, sayayım seni

sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.

sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer

bir işin yapılması veya gerçekleşmesi için konulmuş olan belli bir süre çabucak geçer.

sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez)

miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur.

sebepsiz kuş bile uçmaz

kılavuz ve yardımcı olmadan hiçbir iş başarılamaz.

sebepsiz ölüm olmaz

herkesin ölümü için bir sebep vardır.

sefa ile yenen cefa ile kazanılır

keyifli keyifli harcadığımız para, çok sıkıntı çekilerek kazanılmıştır.

sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur

geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

sel gider, kum kalır

geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

sel ile gelen yel ile gider

emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider.

selam para, kelam para

1) her davranış para harcamaya bağlıdır;

selam verdik, borçlu çıktık

küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik.

selden gelen suya gider

kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.

selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz

doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.

sen ağa ben ağa, koyunları (inekleri) kim sağa?

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz

bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir, karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz anlaşmazlık çıkmaz.

sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

sen dost kazan, düşman ocağın başından çıkar

sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır.

sen giderken ben geliyordum

ben bu işi senden önce yaptım.

sen işten korkma, iş senden korksun

her iş, doğacak engelleri yenmeye kararlı olmakla, direnmekle başarılır.

sen zot ben zot, ata kim vere ot

herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?

senden devletliye ortak olma

iki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur.

seninki can da benimki patlıcan mı?

senin canının değeri var da benimkinin değeri yok mu?

serçeden korkan darı ekmez

tehlikeleri gözde büyüterek işe girişmekte çekingen davrananlar amaçlarına ulaşamazlar.

şeriatın kestiği parmak acımaz

kanunların uygun gördüğü cezaya katlanmak gerekir.

serkeş öküz (son) soluğu kasap dükkânında alır

dikbaşlı olanlar, davranışlarının cezasını görürler, hatta bu davranışları hayatlarına bile mal olabilir.

sermayen bir yumurtaysa taşa çal

yetersiz olanaklarla büyük işler yapmayı tasarlıyorsan başarılı olamazsın, vazgeç daha iyi.

sev beni, seveyim seni

sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim.

sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır’a sultan ise

toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.

sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur

başta insanı mutlu eden duygusal ilişkiler zamanla körelir ve sonuçta acı veren birer anıya dönüşür.

sevenin kuluyum, sevmeyenin sultanı

beni sevdiğine inandığım kişi için yapmayacağım şey yoktur, onun bir dediğini iki etmem, ama sevilmediğimi anlarsam kendime olan saygımı ondan üstün tutarım.

şeyh uçmaz, müridi uçurur

bir kişiye inanlar, onu olduğundan çok üstün görürler ve onda olağanüstü özellikler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.

seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne

kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

şeytanın dostluğu darağacına kadardır

kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkartıp ölüme kadar sürükleyebilir ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır.

şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar

kurnaz ve hileci kimse ile ortaklık eden kişi hilenin en büyük kurbanı olur.

şeytanla ortak buğday eken samanını alır

ortağı kurnaz, düzenbaz olanın eline kârdan bir şey geçmez.

şimşek çakmadan gök gürlemez

1) meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz; 2) bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür.

sinek küçüktür ama mide bulandırır

önemsiz, küçük gibi görünen bir şey kötü ve olumsuz bir izlenim yaratır.

sinek pekmezciyi tanır

işini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.

sirkesini, sarımsağını sayan paçayı yiyemez

küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır.

sitteisevir her saati bir devir

fırtına günlerinde hava her saat değişikliğe uğrar.

sitteisevir kapıyı çevirir

kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.

sıcağa kar mı dayanır?

aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.

sıçan çıktığı deliği bilir

bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.

sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış

1) yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş; 2) kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.

sıçan geçer yol olur

bir iş için kötü bir yol açılırsa artık herkes o yolu tutar.

sık gidersen dostuna, yatar arka

kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

şık şık (çık çık) eden nalçadır, iş bitiren akçedir

değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini asla tutmaz.

sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı

insan kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır.

sırrını açma dostuna, o da söyler dostuna

bir sır en yakın dosta bile söylenmemelidir.

sofrada elini, mecliste dilini sakla

topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.

sofu soğan yemez, bulunca sapını komaz

hoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.

soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir

bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.

şöhret afettir

kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz, kişi gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır.

sokma akıl sekiz adım gider

hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

son pişmanlık fayda vermez (etmez)

iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur.

sona kalan dona kalır

bir işte geç kalan istediği şeyi elde edemez.

sonradan gelen devlet devlet değildir

kişi yaşlandıktan sonra gelen zenginlik işe yaramaz.

sonradan görme, gâvurdan dönme

sonradan görmeler fazla iyi niteliklere sahip değildir.

sora sora Bağdat (Kâbe) bulunur

insan sora sora çok uzak yerleri bile bulur.

soran yanılmamış (yorulmamış)

bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir

bir kişinin nasıl bir insan olduğu konuşmasından belli olur, soyunu sopunu öğrenmeye gerek yoktur.

soy asma, soyuna çeker

temiz soydan gelen kişi, her durumuyla soyluluğunu gösterir.

soydur çeker, boktur kokar

her insan veya yaratık az çok soyuna benzer.

söyleyenden dinleyen arif gerek

kapalı konuşan bir kişinin ne demek istediğini ancak o konudan haberdar olan kişi anlar.

söyleyene bakma, söyletene bak

içinden geleni söyleyen bir kişinin sözlerine inanmak istediğimiz için bu sözleri ona Tanrı söyletiyor diye düşünürüz.

söz ağızdan çıkar

mert olan kişi, sözünde durur; verdiği sözü yerine getirir.

söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider

bir sözü dinleyenler kimi zaman söyleyenin aklından geçirmediği bir anlamda anlayabilirler.

söz gümüşse sükût altındır

susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir.

söz sözü açar

bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

söz var dağa çıkarır, söz var dağdan indirir

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

söz var gelir geçer, söz var deler geçer

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

söz var iş bitirir, söz var baş yitirir

sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir.

sözü mü olur?

üzerinde konuşacak kadar önemi yok.

sözü söyle alana, kulağında kalana

söylediklerin bir kulağından girip öbür kulağından çıkan kimseye nefes tüketme.

su akarken testiyi doldurmalı (doldur)

kişi, fırsattan yararlanmalı; geliri bol olduğu zaman ilerisi için para biriktirmeye, mal mülk edinmeye bakmalıdır.

su aktığı yere (yine) akar

daha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum, bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar.

su başından (bendinden) kesilir (bağlanır)

bir işi, kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir.

su bulanmayınca durulmaz

bir konu, türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur, yoluna girer.

su içene yılan bile dokunmaz

düşman olsa bile su içen kimseye dokunulmamalıdır.

su küçüğün, söz (sofra, yemek) büyüğün

1) temel bir ihtiyaç olan su önce küçüğe verilir, konuşmaya ise ilk önce büyükler başlar; 2) her şeyin bir sırası vardır; kişiler bu sıralamada yaşlarına, kültürlerine vb. özelliklerine göre yer alırlar.

su testisi su yolunda kırılır

bir kişi amaç edindiği işte kazaya uğrar.

su uyur, düşman uyumaz

düşmana karşı her zaman uyanık davranmak gerekir.

su yatağını bulur

bir şeyi yapma isteği ve gücü bulunan kimse, uygun bir çalışma yönü ve alanı bulur.

suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz

hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

suçu gelin etmişler, kimse güveyi girmemiş

ne kadar çekici olursa olsun, suçu kimse kabul etmez.

sükût ikrardan gelir

susmak kabul etmek demektir.

sür git dememişler, gör geç demişler

beğenmediğiniz durumu, sürüp giden bir anlaşmazlık konusu yapmayınız, hoş görüp kabul ediniz.

sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu, kuzuyu) kurt kapar

arkadaşların yardımıyla yapılan veya bir amaç uğruna topluca girişilen bir işten ayrılanlar zarara uğrarlar.

sürüyü güden kurdu görür

zor bir işe giren onun bütün sıkıntılarıyla karşılaşabilir.

sütle giren huy, canla çıkar

kişinin küçükken edindiği huy, ölünceye değin sürer.

sütlüyü sürüden çıkarmazlar

yararlı, verimli şey elden çıkarılmaz.

sütsüz koyun meleyen olur

çevresine yararlı olmayan, elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi hep acıklı ve üzüntülü konuşur.

sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer)

bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.

suyu getiren de bir, testiyi kıran da

görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir.

suyu görünce teyemmüm bozulur

bir zorunluluk dolayısıyla yapılmakta olan bir işin, bu zorunluluk ortadan kalktığında gereği gibi yapılmak için yeni baştan ele alınması gerekir.

suyun duru akanından, insanın yere bakanından korkmalı

duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı

duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

Sayfa 21 / 24

 

 

Filtreleme Seçenekleri
Field not found.
Ana Menü