koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
istenilen nitelikteki şey bulunamadığında onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur.
koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi
ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.
kucağı dolu olanın, ocağı yanar
geleceği düşünüp gerekli önlemleri alan, geçim sıkıntısı çekmez.
küheylan at, çul içinde de bellidir
cevherli insan, kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez.
kul azmayınca Hak yazmaz
kişinin başına azgınlığı yüzünden felaket gelir.
kul hatasız olmaz
insan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.
kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeli
işçi çalıştıran kimse, işin aksamaması için işçinin yaptığı yanlışları her zaman görmemeli, söylediği uygunsuz sözleri işitmemelidir.
kul sıkışmayınca (daralmayınca, bunalmayınca) Hızır yetişmez
yardım hep en zor anda gelir.
kulaktan burun yakın, kardeşten karın yakın
insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.
külhancının beyliği hamamcılık demişler
bayağı bir işle uğraşan kimse, yükselse bile ancak yaptığı işle anılır.
kuma gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.
kumarda kaybeden aşkta kazanır
halk arasındaki inanca göre kumar oynayan ve parasını kaybeden biri üzülmemelidir, böyleleri aşkta şanslıdırlar.
kurban etiyle köpek tavlanmaz
kimi şeyler, yararlı da olsa herkese verilmez.
kurcalama sivilceyi (sivilceyi kurcalama) çıban edersin
küçük bir sorunu çok kurcalar, çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız.
kurda ‘neden boynun (ensen) kalın?’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş
işini başkasına inanmayarak kendisi yapan, üzülmez, rahat eder.
kurda konuk (komşu) giden, köpeğini yanında götürür
saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.
kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır (tilkicik var) baş keser
öylesine sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime, haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler.
kurdun oğlu akıbet kurt olur
kişi sonunda kendi karakterini, aslını, düşüncesini atalarına benzer biçimde ortaya koyar.
kürk ile börk ile adam olunmaz
kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.
kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü
başkalarının gereksinimlerine çare bulan kişi bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar.
kürkü orak vaktinde, orağı kürk
gereksinimler vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman karşılanmalıdır.
kurt dumanlı havayı sever
kötü niyetli kimselerin ortalıktaki karışıklıklardan yararlanırlar.
kurt kocayınca köpeğin maskarası olur
güç ve yeteneğini yitiren insan, basit ve kendini bilmezlerce aşağılanır.
kurt komşusunu yemez
bir kişi ne kadar kötü niyetli de olsa yakınlarına dokunmaz.
kurt köyünü (tüyünü) değiştirir, huyunu değiştirmez
kötü kimse yer yurt değiştirse de kötü huylarını değiştirmez.
kurtla görüşürsen köpeği yanından ayırma
saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.
kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz
saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.
kurtla ortak olan tilkinin hissesi, ya tırnaktır ya bağırsak
ortağı güçlü ve hileci olan kimse ortağının kendisine vereceği işe yaramaz paya razı olmak zorundadır.
kurtlu baklanın kör alıcısı olur
işe yaramaz da olsa her şeyin isteklisi bulunur.
kuru gayret çarık eskitir
bir iş rastgele bir çabayla değil amaca doğru planlı bir biçimde yürümekle başarılır.
kuru laf karın doyurmaz
boş sözlerle olumlu iş yapılamaz.
kurunun yanında yaş da yanar
beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler yanında suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar.
kuş kanadına kira istemez
kişi, kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez.
kuş mu konduracak?
yapacağı şey görülmemiş bir sanat eseri mi olacak?
kuş uçmaz, kervan geçmez
kimsenin uğramadığı ıssız ve sapa yer.
kuş vardır eti yenir, kuş vardır et yedirilir
öyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanılır, öyle kişiler de vardır ki iş gördürmek şöyle dursun onlara hizmet edilir.
kuşa kafes lazım, boruya nefes
bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır.
kuşa süt nasip olsa anasından olurdu
1) yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi ne kadar çabalasa o şeyden yararlanamaz; 2) kişi en yakınından sağlayamadığı faydayı başkasından hiç sağlayamaz.
kuşkulu uyku evin bekçisidir
ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.
küstüğün dağın odununu kesme
insan onuruna düşkün olup ilişkisini kestiği bir yerden veya kimseden herhangi bir yarar elde etmeye çalışmamalıdır.
kuşu kuşla avlarlar
elde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür.
kusursuz dost arayan dostsuz kalır
kusursuz kişi olmadığından, kendisine kusursuz bir dost arayan kimse aradığını bulamaz, dostsuz kalır.
kusursuz güzel olmaz
her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.
kutlu gün doğuşundan bellidir
mutlu sonuç verecek işler, daha başlangıçta belli olur.
kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur
talihsiz kişi, her an kendisine saldıracak güçlü kimselerle yan yana bulunur.
kuzguna yavrusu şahin (Anka, güzel) görünür
herkesin kendi yarattığı şey çirkin de olsa gözüne güzel görünür.
laf lafı açar
bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.
laf lafı açar, laf da tabakayı açar
bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.
laf torbaya girmez
ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar.
lafla peynir gemisi yürümez
şöyle yaparım, böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılmaz.
latife latif gerek
şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.
leyleği kuştan mı sayarsın, yazın gelir, kışın gider
sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez.
leyleğin ömrü (günü) laklakla geçer
boş, anlamsız konuşanların durumunu anlatmak için söylenen bir söz.
lodosun gözü yaşlı olur
lodos genellikle yağmur getirir.
lokma (bile) çiğnenmeden yutulmaz
her iş emekle yapılır.
lokma karın doyurmaz, şefkat artırır
bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.
mahkeme kadıya mülk değil
hiç kimse, bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalamaz.
maksat muhabbet olsun
dostların konu kıtlığında bile konuşacak şeyleri vardır.
mal adama hem dost, hem düşmandır
malın insana yararı olduğu gibi zararı da vardır.
mal canı kazanmaz, can malı kazanır
insan mal kazanacağım diye sağlığını tehlikeye atmamalıdır.
mal canın yongasıdır
insan, malına gelen zarardan, canına gelmişçesine acı duyar.
mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan
bu dünya gelip geçicidir, mala mülke fazla değer vermemek gerekir.
mal melameti örter
zenginlik, kişinin ayıplarını, kusurlarını kapatır.
malı ongun olanın adı angın olur
malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır.
malın iyisi boğazdan geçer
kişinin, yiyemediği malının bir değeri yoktur.
malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.
malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür
züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez, varlık içinde olduğu hâlde yiyemeyen de bunun gibidir.
marifet iltifata tabidir
başarılı bir kimse, desteklenir, takdir edilir, övülürse daha iyi işler yapar.
mart ayı dert ayı
mart ayında havalar sık sık değiştiği için insan kendisini koruyamaz ve hasta olur.
mart çıkmadıkça dert çıkmaz
kış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.
mart dokuzunda çıra yak, bağ buda
mart ayının dokuzunda bağların kesinlikle budanması gerekir, bu iş gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.
mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır
mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.
mart kuruluk, nisan yağmurluk
herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.
martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye
herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.
martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur
kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.
maşa varken elini ateşe sokma
başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.
mayasız yoğurt tutmaz
çok para kazanabilmek için az da olsa elde bir sermaye olması gerekir.
mazlumun ahı yerde kalmaz
zulüm gören kimsenin bedduası tutar.
mazlumun ahı, indirir şahı
zulüm gören kimsenin bedduası tutar.
mektepten çıkan eşek Marsıvan’dan çıkmaz
öğrenim görmüş olsalar bile bazıları eğitilmemiş gibi davranabilirler.
merak insanı mezara sokar
her şeyi öğrenme merakı, insanı birtakım tehlikelerle karşı karşıya getirebilir.
meramın elinden bir şey kurtulmaz
bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.
merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır
en yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.
merhametten maraz doğar (hasıl olur)
kimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar veya bu iyiliği kötüye kullanırlar.
mermer iyi taştan, iyilik iki baştan
birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.
mescite gerek olan meyhaneye haramdır
insanın kendisine gerekli olan bir şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.
meyhaneciden şahit istemişler, bozacıyı göstermiş
uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.
meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür
yasak yüzünden işi aksamış kimse yasağın kalkmasına sevinir.
meyve veren ağaç taşlanır
bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimseler kıskanılır, eleştirilir ve işlerini yapmaları zorlaştırılır.
meyveli ağacı taşlarlar
bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimselere genellikle sataşılır.
mezar taşı ile övünülmez
kişi geçmişteki atalarıyla değil ancak kendi değeri ile övünmelidir.
milletin ağzı torba değil ki büzesin (dikesin)
başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.
minare de doğru, ama içi eğri
doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.
minareyi çalan kılıfını hazırlar
kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür.
minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller)
önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.
miras helal hele (ele) al demişler
miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.
mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz
devlet malı haksız olarak kendine mal edildiğinde rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur.
misafir kısmeti ile gelir
misafirin geldiği evde ya yiyecek bulunur veya beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir.
misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez), ev sahibi ikisini de
misafir, bütün ağırlamaların yalnız kendisi için olmasını istediğinden gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez; ev sahibi de hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür.
misafir on kısmetle gelir, birini yer dokuzunu bırakır
Tanrı, misafirin yediğinden kat kat fazlasını, misafir ağırlıyor diye ev sahibine verir.
