Atasözleri ve Atasözlerinin Anlamları

2394 Sonuç bulundu.

koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler

istenilen nitelikteki şey bulunamadığında onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur.

koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi

ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.

kucağı dolu olanın, ocağı yanar

geleceği düşünüp gerekli önlemleri alan, geçim sıkıntısı çekmez.

küheylan at, çul içinde de bellidir

cevherli insan, kılık kıyafeti düzgün olmasa da değerini yitirmez.

kul azmayınca Hak yazmaz

kişinin başına azgınlığı yüzünden felaket gelir.

kul hatasız olmaz

insan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.

kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeli

işçi çalıştıran kimse, işin aksamaması için işçinin yaptığı yanlışları her zaman görmemeli, söylediği uygunsuz sözleri işitmemelidir.

kul sıkışmayınca (daralmayınca, bunalmayınca) Hızır yetişmez

yardım hep en zor anda gelir.

kulaktan burun yakın, kardeşten karın yakın

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

külhancının beyliği hamamcılık demişler

bayağı bir işle uğraşan kimse, yükselse bile ancak yaptığı işle anılır.

kuma gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş

bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

kumarda kaybeden aşkta kazanır

halk arasındaki inanca göre kumar oynayan ve parasını kaybeden biri üzülmemelidir, böyleleri aşkta şanslıdırlar.

kurban etiyle köpek tavlanmaz

kimi şeyler, yararlı da olsa herkese verilmez.

kurcalama sivilceyi (sivilceyi kurcalama) çıban edersin

küçük bir sorunu çok kurcalar, çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız.

kurda ‘neden boynun (ensen) kalın?’ demişler, ‘işimi kendim görürüm de ondan’ demiş

işini başkasına inanmayarak kendisi yapan, üzülmez, rahat eder.

kurda konuk (komşu) giden, köpeğini yanında götürür

saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.

kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır (tilkicik var) baş keser

öylesine sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime, haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler.

kurdun oğlu akıbet kurt olur

kişi sonunda kendi karakterini, aslını, düşüncesini atalarına benzer biçimde ortaya koyar.

kürk ile börk ile adam olunmaz

kılık kıyafet, değeri olmayan kişiye değer kazandırmaz.

kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü

başkalarının gereksinimlerine çare bulan kişi bunlara benzeyen kendi ihtiyaçlarını savsaklar.

kürkü orak vaktinde, orağı kürk

gereksinimler vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman karşılanmalıdır.

kurt dumanlı havayı sever

kötü niyetli kimselerin ortalıktaki karışıklıklardan yararlanırlar.

kurt kocayınca köpeğin maskarası olur

güç ve yeteneğini yitiren insan, basit ve kendini bilmezlerce aşağılanır.

kurt komşusunu yemez

bir kişi ne kadar kötü niyetli de olsa yakınlarına dokunmaz.

kurt köyünü (tüyünü) değiştirir, huyunu değiştirmez

kötü kimse yer yurt değiştirse de kötü huylarını değiştirmez.

kurtla görüşürsen köpeği yanından ayırma

saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.

kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz

saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.

kurtla ortak olan tilkinin hissesi, ya tırnaktır ya bağırsak

ortağı güçlü ve hileci olan kimse ortağının kendisine vereceği işe yaramaz paya razı olmak zorundadır.

kurtlu baklanın kör alıcısı olur

işe yaramaz da olsa her şeyin isteklisi bulunur.

kuru gayret çarık eskitir

bir iş rastgele bir çabayla değil amaca doğru planlı bir biçimde yürümekle başarılır.

kuru laf karın doyurmaz

boş sözlerle olumlu iş yapılamaz.

kurunun yanında yaş da yanar

beğenilmeyen tutumlarından dolayı cezalandırılan kişiler yanında suçsuzlar da suçlular gibi hırpalanırlar.

kuş kanadına kira istemez

kişi, kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez.

kuş mu konduracak?

yapacağı şey görülmemiş bir sanat eseri mi olacak?

kuş uçmaz, kervan geçmez

kimsenin uğramadığı ıssız ve sapa yer.

kuş vardır eti yenir, kuş vardır et yedirilir

öyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanılır, öyle kişiler de vardır ki iş gördürmek şöyle dursun onlara hizmet edilir.

kuşa kafes lazım, boruya nefes

bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır.

kuşa süt nasip olsa anasından olurdu

1) yaradılışı bir şeyden yararlanmasına elverişli olmayan kişi ne kadar çabalasa o şeyden yararlanamaz; 2) kişi en yakınından sağlayamadığı faydayı başkasından hiç sağlayamaz.

kuşkulu uyku evin bekçisidir

ufak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.

küstüğün dağın odununu kesme

insan onuruna düşkün olup ilişkisini kestiği bir yerden veya kimseden herhangi bir yarar elde etmeye çalışmamalıdır.

kuşu kuşla avlarlar

elde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür.

kusursuz dost arayan dostsuz kalır

kusursuz kişi olmadığından, kendisine kusursuz bir dost arayan kimse aradığını bulamaz, dostsuz kalır.

kusursuz güzel olmaz

her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.

kutlu gün doğuşundan bellidir

mutlu sonuç verecek işler, daha başlangıçta belli olur.

kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur

talihsiz kişi, her an kendisine saldıracak güçlü kimselerle yan yana bulunur.

kuzguna yavrusu şahin (Anka, güzel) görünür

herkesin kendi yarattığı şey çirkin de olsa gözüne güzel görünür.

laf lafı açar

bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

laf lafı açar, laf da tabakayı açar

bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

laf torbaya girmez

ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar.

lafla peynir gemisi yürümez

şöyle yaparım, böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılmaz.

latife latif gerek

şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.

leyleği kuştan mı sayarsın, yazın gelir, kışın gider

sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez.

leyleğin ömrü (günü) laklakla geçer

boş, anlamsız konuşanların durumunu anlatmak için söylenen bir söz.

lodosun gözü yaşlı olur

lodos genellikle yağmur getirir.

lokma (bile) çiğnenmeden yutulmaz

her iş emekle yapılır.

lokma karın doyurmaz, şefkat artırır

bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.

mahkeme kadıya mülk değil

hiç kimse, bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalamaz.

maksat muhabbet olsun

dostların konu kıtlığında bile konuşacak şeyleri vardır.

mal adama hem dost, hem düşmandır

malın insana yararı olduğu gibi zararı da vardır.

mal canı kazanmaz, can malı kazanır

insan mal kazanacağım diye sağlığını tehlikeye atmamalıdır.

mal canın yongasıdır

insan, malına gelen zarardan, canına gelmişçesine acı duyar.

mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan

bu dünya gelip geçicidir, mala mülke fazla değer vermemek gerekir.

mal melameti örter

zenginlik, kişinin ayıplarını, kusurlarını kapatır.

malı ongun olanın adı angın olur

malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır.

malın iyisi boğazdan geçer

kişinin, yiyemediği malının bir değeri yoktur.

malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın

çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür

züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez, varlık içinde olduğu hâlde yiyemeyen de bunun gibidir.

marifet iltifata tabidir

başarılı bir kimse, desteklenir, takdir edilir, övülürse daha iyi işler yapar.

mart ayı dert ayı

mart ayında havalar sık sık değiştiği için insan kendisini koruyamaz ve hasta olur.

mart çıkmadıkça dert çıkmaz

kış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.

mart dokuzunda çıra yak, bağ buda

mart ayının dokuzunda bağların kesinlikle budanması gerekir, bu iş gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.

mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır

mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.

mart kuruluk, nisan yağmurluk

herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye

herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur

kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.

maşa varken elini ateşe sokma

başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

mayasız yoğurt tutmaz

çok para kazanabilmek için az da olsa elde bir sermaye olması gerekir.

mazlumun ahı yerde kalmaz

zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

mazlumun ahı, indirir şahı

zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

mektepten çıkan eşek Marsıvan’dan çıkmaz

öğrenim görmüş olsalar bile bazıları eğitilmemiş gibi davranabilirler.

merak insanı mezara sokar

her şeyi öğrenme merakı, insanı birtakım tehlikelerle karşı karşıya getirebilir.

meramın elinden bir şey kurtulmaz

bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.

merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır

en yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.

merhametten maraz doğar (hasıl olur)

kimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar veya bu iyiliği kötüye kullanırlar.

mermer iyi taştan, iyilik iki baştan

birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.

mescite gerek olan meyhaneye haramdır

insanın kendisine gerekli olan bir şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.

meyhaneciden şahit istemişler, bozacıyı göstermiş

uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.

meyhanecinin yüzünü bayram topu güldürür

yasak yüzünden işi aksamış kimse yasağın kalkmasına sevinir.

meyve veren ağaç taşlanır

bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimseler kıskanılır, eleştirilir ve işlerini yapmaları zorlaştırılır.

meyveli ağacı taşlarlar

bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimselere genellikle sataşılır.

mezar taşı ile övünülmez

kişi geçmişteki atalarıyla değil ancak kendi değeri ile övünmelidir.

milletin ağzı torba değil ki büzesin (dikesin)

başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

minare de doğru, ama içi eğri

doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.

minareyi çalan kılıfını hazırlar

kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür.

minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller)

önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.

miras helal hele (ele) al demişler

miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.

mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz

devlet malı haksız olarak kendine mal edildiğinde rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur.

misafir kısmeti ile gelir

misafirin geldiği evde ya yiyecek bulunur veya beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir.

misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez), ev sahibi ikisini de

misafir, bütün ağırlamaların yalnız kendisi için olmasını istediğinden gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez; ev sahibi de hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür.

misafir on kısmetle gelir, birini yer dokuzunu bırakır

Tanrı, misafirin yediğinden kat kat fazlasını, misafir ağırlıyor diye ev sahibine verir.

Sayfa 18 / 24

 

 

Filtreleme Seçenekleri
Field not found.
Ana Menü