Atasözleri ve Atasözlerinin Anlamları

2394 Sonuç bulundu.

kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış

kardeşler ne kadar geçimsiz olsalar da kötü bir durumda birbirlerine yardım ederler.

kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu

kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.

kardeşim olsun da kanlım olsun

kendisine çok büyük kötülük de yapsa insan kardeşinden vazgeçemez.

kardeşten karın yakın (kulaktan burun yakın)

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

karga ile gezen boka konar

kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.

karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış

görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer.

karga mandayı babası hayrına bitlemez

bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de çıkarı vardır.

karga yavrusuna bakmış ‘benim ak pak evladım’ demiş

herkesin kendi yarattığı şey çirkin de olsa gözüne güzel görünür.

karı koca bir sözle yakın, bir sözle uzaktır

bir kadınla bir erkek, birbirlerine bağlandıklarını bildiren bir sözle karı koca olurlar, böyle bir bağın kalmadığını bildiren bir sözle de yabancı olurlar.

karı malı hamam tokmağıdır

bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir.

karınca, zevali gelince kanatlanır

kişi durumunun gereklerine aykırı taşkınlıklarda bulunursa artık düşecek demektir.

karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar

kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir.

karından kardeş yakın

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

karının saçlısı, tarlanın taşlısı

kadının saçlı olanı ile tarlanın taşlı olanı makbuldür.

karnı tok it gölgede yatar

akılsız kişi bugün karnını doyurunca yarını düşünmez, yan gelir yatar, keyfine bakar.

karpuz kabuğunu görmeden denize girme

bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma.

karpuz kesmekle hararet sönmez

size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olmazsınız.

kartala bir ok değmiş, yine kendi yeleğinden

bir kimseye en büyük kötülüğü kendisine çok yakın olanlar yapar.

kaş ile göz gerisi söz

güzellik, her şeyden önce kaş ve göz güzelliğidir, vücudun başka yerlerinin güzel olması önemli değildir.

kasap et derdinde, koyun can derdinde

bir kişi önemli bir kaybından dolayı çırpınıp kıvranırken başka bir kişi bu durumdan ne kadar çok yararlanabileceğini düşünür.

kasap, yağı bol bulunca gerisini yağlar

elinde kendisine gerekli olandan fazla şey bulunan kimse, bunu gereksiz yere savurup telef eder.

kasavetsiz ağız anahtarsız açılır

sıkıntısı, kaygısı olmayan kimse, her konuda rahat konuşur.

kasım yüz elli, yaz belli

işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.

kasımdan on gün evvel ek, on gün sonra ekme

ekim zamanı kasımdan on gün önce biter, kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.

katıra ‘baban kim?’ demişler, ‘dayım at’ demiş

aşağılık duygusu içinde bulunan kişi, kendisini olduğu gibi göstermeye utanır da kötü yönünü gizler, sadece iyi yönüyle övünür.

katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker

kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez.

katranı kaynatsan olur mu şeker?

kişi, kendi özünü veya asıl özelliklerini değiştirmiş gibi görünse de asla değişmez.

kavak, yaprağını tepeden dökerse kış çok olur

kavak ağacının yaprakları tepeden dökülmeye başlar, aşağıdakiler daha sonra dökülürse o yıl kış çetin olur.

kavga bizim yorganın başına imiş

başkaları yüzünden zarar gören kimsenin söylediği söz.

kavgada kılıç ödünç verilmez

kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.

kavgada yumruk sayılmaz

kavga sırasında hem dayak yenilir hem de atılır.

kavun kökeninde büyür

çocuk anne baba ocağında, herhangi bir kişi doğup büyüdüğü çevrede yetişir, gelişir.

kavurga karın doyurmaz

gerçek gereksinimler, avutucu, oyalayıcı şeylerle karşılanmaz.

kaya uçmazsa, dere dolmaz

büyük gereksinimlerde çok fedakârlık yapmak gerekir.

kaybolan (zayi olan) koyunun kuyruğu büyük olur

elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.

kayış bilir kotan ne çeker

ağır bir işin ne kadar güç yapıldığını ancak o işin yapılmasında aracı olan, emeği geçen bilir.

kaymağı seven mandayı yanında taşır

sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi, onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır.

kaynana öcü, oğlu cici

gelinler kocalarını severler de kaynanalarını sevmezler.

kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar

kaynana ne kadar yumuşak huylu, ne kadar iyi davranışlı olursa olsun, her hâli gelini rahatsız eder.

kaynayan kazan kapak tutmaz

içten içe, gizlice gelişen olaylar veya duygular bir yerde patlak verir.

kaz gelen yerden tavuk esirgenmez

büyük çıkarlar beklenen durumlarda küçük fedakârlıklar yapılmalıdır.

kaz kazla, daz dazla, kel tavuk kel (topal) horozla

herkes kendi durumuna uygun gelen kişilerle anlaşıp arkadaşlık ederler.

kaza geliyorum demez

kaza, beklenmedik zamanda, ansızın olur.

kazan kaynamayan yerde maymun oynamaz

hiçbir iş karşılıksız yapılmaz.

kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur

sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır.

kazanmayanın kazanı kaynamaz

kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez.

kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu

sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.

keçi geberse de kuyruğunu indirmez

inatçı ölse de inadından vazgeçmez.

keçi kurttan kurtulsa gergedan olur

tehlikeler, zararlar olmasa her şey alabildiğine gelişir.

keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar

büyüklerin tuttuğu yol, küçüklere örnek olur.

keçide de sakal var

sakal, kişiye değer kazandırmaz.

keçinin uyuzu, çeşmenin gözünden su içer

değersiz kişiler kendilerini değerli ve en güzel şeye layık görürler.

keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı

bir kişi önemli bir kaybından dolayı çırpınıp kıvranırken başka bir kişi bu durumdan ne kadar çok yararlanabileceğini düşünür.

keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur

gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.

kedi götünü görmüş, ‘yaram var’ demiş

bazı insanlar hiç olmayacak bir şeyi kendisine dert edinir.

kedi kıçına bakar da ‘yaram var’ dermiş

bazı insanlar hiç olmayacak bir şeyi kendisine dert edinir.

kedi olalı bir fare tuttu

en sonunda bir iş başarabildi.

kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir

kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur.

kedi yetişemediği (uzanamadığı) ciğere pis (murdar) dermiş

kişi, elde edemediği şeyi istemiyormuş, beğenmiyormuş gibi görünür.

kedinin boynuna ciğer asılmaz

bir kimseye, kullanıp zarar vereceği, kendine mal edip ortadan kaldıracağı şey emanet edilmez.

kedinin gideceği samanlığa kadar

uygunsuz iş yapan kişi, ne kadar kaçarsa kaçsın, gideceği yer bellidir, kısa zamanda yakayı ele verir.

kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler

cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin.

kedinin kanadı olsaydı, serçenin adı kalmazdı

saldırganlar istediklerini yapabilecek durumda olsalardı, zayıfları kolaylıkla ortadan kaldırır, bol bol çıkarlarını sağlarlardı.

kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar

atılgan kişilerin sessiz ve eylemsiz durmaları, onları çileden çıkaran bir durum baş gösterince sona erer.

kediye ‘bokun kimya’ demişler, üstünü örtmüş

iyilik sevmeyen, karşısındakinin iyi olmasını istemeyen kişi, atacağı bir şeyi diğerine yaramaması için faydalanılamayacak duruma getirir.

kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır

senden çekinen, korkan kişi, çok sıkıştırırsan sana karşı gelir.

kefen alacak adam yüzünden belli olur

bir kimsenin herhangi bir eyleme girişeceği, o eyleme girişmesini zorunlu kılan durumlardan anlaşılır.

kefenin cebi yok

ölürken mal veya para götürülmez.

kel başa şimşir tarak

birçok gereksinimi varken gereksiz özenti ve gösterişle uğraşanlar için kullanılan bir söz.

kel ilaç bilse kendi başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur

bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

kel yanında kabak anılmaz

bir kişinin yanında, uzaktan da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir.

kele köseden yardım olmaz

kişi, kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez.

kelin ayıbını takke örter

birçok kimsenin kusurunu zenginlik, makam vb. durumlar örter.

kelin medarı olsa kendi başına olur

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

kelin merhemi olsa başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

kelle sağ olsun da külah bulunur

kişi yaşasın da elbet bir iş sahibi olur.

kem söz, kalp (kem) akçe sahibinindir

kötü söz söyleyenindir.

kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz

kibar çevrede yetişmemiş olanlar ne kadar özenseler de kibarlığın bütün inceliklerini gösteremezler.

kendi düşen ağlamaz

kendi zararına kendisi neden olanın yakınmaya hakkı olmaz.

kendi söyler kendi dinler

ne söylediği anlaşılmaz, söylediği şeylere önem verilmez.

kepenek altında er yatar

insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir.

kes parmağını çık pazara, em (merhem, ilaç) buyuran çok olur

kişinin bir ihtiyaç içinde bulunduğunu gören herkes ona değişik yol gösterir.

keseye danış, pazarlığa sonra giriş

ödeyecek paranız yoksa bir şey satın almaya girişmeyin.

kesilen baş yerine konmaz

kesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş, eski durumuna getirilemez.

keskin sirke küpüne (kabına) zarar

öfkeli, sert kimsenin zararı kendisinedir.

keskin zekâ keramete kıç attırır

zeki kimse, bir işin nereye varacağını keramet sahibi kimseden daha iyi bilir.

kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş

soyunu, yetiştiği yeri veya çevreyi hor görenler için kınama yollu söylenen bir söz.

keyif benim, köy Mehmet Ağa’nın

hiçbir şeyi tasa etmiyorum, işlerim yolunda.

kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye

insanların nasipleri arasındaki tutarsızlıkları belirten bir söz.

kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır

çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

kimin ki bağı var, yüreğinde dağı var

malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

kimin tavuğuna kış demişiz

yaptıklarımızla veya söylediklerimizle kimi rahatsız etmişiz.

kimine hay hay, kimine vay vay

dünyada kiminin talihi iyi, kiminin de kötü gider.

kiminin parası, kiminin duası

bir iş yapılırken veya yapıldıktan sonra kiminden para, kiminden dua alınabilir.

kiminle dans ettiğini biliyor musun?

bu konuda benim ne kadar üstün olduğumu biliyor musun?

kimse bilmez, kim kazana kim yiye

bir kimsenin çalışıp çabalayarak kazandığı malı kimi zaman hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.

kimse kendi memleketinde peygamber olmaz

insanların kendi çevrelerinde değeri bilinmez.

kimse kimsenin çukurunu doldurmaz

kimse kimsenin yerine ölemez.

kimse yoğurdum ekşi demez

herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över.

Sayfa 16 / 24

 

 

Filtreleme Seçenekleri
Field not found.
Ana Menü