Atasözleri ve Atasözlerinin Anlamları

2394 Sonuç bulundu.

İsa’yı küstürdü, Muhammed’i memnun edemedi

iyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi.

işemekle deniz pis olmaz

doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

isin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar

kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.

işin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol

tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

işine hor bakan boynuna torba takar

işini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.

işini kış tut da yaz çıkarsa bahtına

başladığın bir işte her zaman güçlüklerle karşılaşacağını varsay ki sonunda hayal kırıklığına uğramayasın, iyi sonuçlar aldığında sevinesin.

işkilli büzük dingilder

gizli bir ayıbı olanlar herhangi bir sözden alınarak kendilerini ele verirler.

işleyen demir pas tutmaz (ışıldar)

tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.

islim arkadan gelsin

önce istenilen iş yapılsın, gereken şartlar sonradan yerine getirilsin.

ismi lazım değil

adının anılması gerekmiyor.

iştah dişin dibindedir

bir şey yemeyi istemeyen kimse, yiyecekten bir parça tattığında iştahının açıldığını görür.

istediğini söyleyen istemediğini işitir

bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir.

istemem diyenden korkmalı

bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir.

işten artmaz, dişten artar

biriktirme, çok çalışmakla kazanıp yemekle değil, kazandıklarımızın bir kısmını bir kenara ayırmakla olur.

istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara

birinden bir şey isteyen utanır ancak isteği yerine getirmeyen daha çok utanmalıdır.

istim arkadan gelsin

önce istenilen iş yapılsın, gereken şartlar sonradan yerine getirilsin.

it ağzını kemik tutar

aşağılık bir kimsenin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter.

it değmekle (işemekle) deniz pis olmaz

doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

it derisinden post olmaz

aşağılık kimse veya şey, yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez.

it ite (buyurur), it de kuyruğuna

işi yapmak istemeyen onu mutlaka başkasına ısmarlar.

it iti ısırmaz

aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korurlar.

it iti suvatta bulur

aşağılık kişiler birbirlerini kendi gibilerinin toplandığı yerde bulurlar.

it itin ayağına (kuyruğuna) basmaz

başkasına kötülük etmek konusunda aynı şeyi düşünenler birbirlerini incitmezler.

it itle gezer

kötü biri ancak kendisi gibi kötü olan birisiyle arkadaş olur.

it kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış

başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi, desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır.

it sürü, para kazan

ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir iş tutmak bile ayıp değildir.

it ulur, birbirini bulur

aşağılık bir kimse bir konu üzerinde sesini yükselttiğinde aynı amacı güdenler onun etrafında toplanırlar.

it ürür, kervan yürür

gerçekleşmesi doğal olan işler engellenemez.

iti (köpeği) öldürene sürütürler

çığırından çıkmış olan bir işin düzeltilmesi, bu işe yol açan kimseye düşer.

iti an, taşı eline al (çomağı hazırla)

saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.

itin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar (-dı)

aşağılık kişinin istediği olsaydı dünya, yalnız kendisinin işine yarayan, başkalarını rahatsız eden şeylerle dolardı.

itin ahmağı baklavadan pay umar

aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.

itin ölümü gelirse cami duvarına işer

herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.

itle çuvala girilmez

edepsiz ve saldırgan bir kimse ile bir konu üzerinde tartışmak ve kavgaya tutuşmak doğru değildir.

itle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir

edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşmak gerekir.

itle yatan bitle kalkar

değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler.

iven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz

acele eden kız eşini iyi seçemeyeceği için mutlu olamaz.

iyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder

babaya ün kazandıran da el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de çocuklarının tutumlarıdır.

iyi gitmeyince kişinin işi, muhallebi yerken kırılır dişi

insanın işi bir kez ters gitmeye görsün, en sıradan işlerinde bile tersliklerle karşılaşır.

iyi insan sözünün üstüne gelir

yokluğunda kendisinden söz edilen kimse, konuşmanın üzerine gelirse o iyi insandır, denilir.

iyi iş altı ayda çıkar

doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.

iyi nasihat verilir, iyi ad verilemez

bir kimse başkalarına iyi öğüt verebilir ama ün veremez, kişi ünü ancak kendisi kazanabilir.

iyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir

Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.

iyiliğe ‘nereye gidiyorsun’ demişler, ‘kötülüğe’ demiş

birçok iyiliğin karşısında kötülük vardır.

iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı

iyiliğe karşı iyiliği herkes yapabilir, önemli olan kötülüğe karşı iyilik yapabilmektir.

iyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı

nasıl öküz, ömrü boyunca hizmet ederek sahibine kazanç sağladığı hâlde ihtiyarlayınca sahibi tarafından kesiliyorsa bu dünyada her zaman iyiliğe karşı iyilik görülmez.

iyilik eden iyilik bulur

iyilik eden kimseye zamanı geldiğinde başkaları da iyilik ederler.

iyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir

karşılık beklemeden iyilik yap.

iyilik et kele, övünsün ele

bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

iyilik iki baştan olur

birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.

ırak yerin haberini kervan getirir

erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar.

ırmak kenarına çeşme yapılmaz

zaten var olan ve herkesin işine yarayan bir şeyin yanına aynı işi görmek üzere benzerini yapmak boşunadır.

ırmaktan geçerken at değiştirilmez

bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

ırz insanın kanı pahasıdır

insan ırzını, namusunu korumak için canını feda eder.

ısıracak it (köpek) dişini (dişlerini) göstermez

kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez.

ısıramadığın (bükemediğin) eli öp başına ko

düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

ısırgan ile taharet olmaz

kötü kişiden iyilik beklenmez.

ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz

daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz.

ısmarlama hac, hac olmaz

kişi, kendisi yapması gereken bir işi başkasına yaptırmamalıdır.

ıssız eve it buyruk

aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz

hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

kabiliyetli çırak ustayı geçer

yetenekli çırak, ustasından daha usta olur.

kaçan balık büyük olur

elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.

kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar

kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir.

kaçanın anası ağlamamış

tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış.

kader olmayınca kadir bilinmez

kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez.

kadı anlatışa göre fetva verir

haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

kadı kızında bile kusur olur

üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük bir kusurdur.

kadının fendi, erkeği yendi

kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler.

kadının şamdanı altın olsa mumunu dikecek erkektir

kadın ne kadar bol, değerli çeyizle gelirse gelsin evin bütün eksiklerini erkek sağlar, giderlerini erkek karşılar, evi o geçindirir.

kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası

yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar.

kalaylı bakır küflenmez

temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.

kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur

insanları kırmak ve üzmek, mutlu etmekten daha kolaydır.

kalbin yolu mideden geçer

bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir.

kalendere ‘kış geliyor’ demişler, ‘titremeye hazırım’ diye cevap vermiş

yaşamın felsefesine eren kişi, en sevimsiz, hatta rahatsız durumları bile hoş karşılar.

kalın incelene kadar ince süzülür

bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.

kalıp kıyafetle adam adam olmaz

gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz.

kalp kalbe karşıdır

sevgi karşılıklıdır.

kalp kazanır, kaltaban gönenir

iş becerme yeteneği bulunmayan kişi, düzenbazın kendisine yutturduğu şeyi kazanç sanır.

kalpten kalbe yol vardır

sevgi karşılıklıdır.

kambersiz düğün olmaz

her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.

kanaat gibi devlet olmaz

elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez.

kanatsız kuş uçmaz

gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar

kötülük, kötülük yapılarak düzeltilmez ancak iyilik yapılarak ortadan kaldırılır.

kanlı gömlek gizlenmez

bazı kötü şeylerin gizlenmesi mümkün değildir.

kapı arkası bile gurbet

bir insan evinden pek uzağa gitmese bile evden ayrıldıktan sonra kendini gurbete çıkmış gibi hisseder.

kâr eden ar etmez

birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarına baktığı anlatılırken söylenen bir söz.

kar kuytuda, para pintide eğleşir

her şey, saklanabilen yerde ve saklamasını bilenin yanında bulunur.

kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz

elverişli bir ortamda çoğalan şeyler, ortam elverişliliğini yitirince yok olur.

kar susuzluk kandırmaz

gerçek gereksinimler, avutucu, oyalayıcı şeylerle karşılanmaz.

kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır)

ticarette sadece kâr etmek düşünülmez, zarar da edilebilir.

kara gün kararıp kalmaz

insanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

kara haber tez duyulur

ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır.

kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine

kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır; çiftçinin yüzü güler.

kara yaslanma kar erir, ere yaslanma er ölür

insan başkalarından gelecek olan desteğe çok güvenmemelidir.

karada ölüm yok

bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali yok.

Karadeniz’de gemilerin mi battı?

çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan bir söz.

Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu

bir şeye tam güvenmeyip ileride ne olacağı konusunda bilgi sahibi olunamadığı durumlarda kullanılan bir söz.

karaya sabun, deliye öğüt neylesin

özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez.

Sayfa 15 / 24

 

 

Filtreleme Seçenekleri
Field not found.
Ana Menü