• http://www.dersimizturkce.gen.tr ve http://www.turkcedersi.gen.tr sitelerinin birleşimi esnasında tüm üyelikler sıfırlanmıştır.

    Sitemizdeki dosyaları indirebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız. (E-posta adresinize onay kodu geleceğinden geçerli bir e-posta adresi girmeyi unutmayınız.)

    Üyelikte sorun yaşayan kullanıcılarımız 0532 644 67 88 ‘e SMS veya WhatsApp yoluyla ya da [email protected] ‘a mail atarak yardım alabilirler.

Günün Şiiri

Öne çıkanlar

  • 8. Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem
    Mustafa AYGÜN Mustafa AYGÜN
    8 . Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem'in Özellikleri * Sistem değişikliğinden sonra sıfırdan yazılmıştır. * "Sözel Mantık" konusu, sınıf düzeyine uygun bir şekilde kitaba eklenmiştir. * 1'e 3'lü, 1'e...
  • 7. Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem
    Mustafa AYGÜN Mustafa AYGÜN
    7 . Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem'in Özellikleri * Sistem değişikliğinden sonra sıfırdan yazılmıştır. * "Sözel Mantık" konusu, sınıf düzeyine uygun bir şekilde kitaba eklenmiştir. * 1'e 3'lü, 1'e...
  • 6. Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem
    Mustafa AYGÜN Mustafa AYGÜN
    6 . Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem'in Özellikleri * Sistem değişikliğinden sonra sıfırdan yazılmıştır. * "Sözel Mantık" konusu, sınıf düzeyine uygun bir şekilde kitaba eklenmiştir. * 1'e 3'lü, 1'e...
  • 5. Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem
    Mustafa AYGÜN Mustafa AYGÜN
    5 . Sınıf Akıllı Türkçe Atölyem'in Özellikleri * Sistem değişikliğinden sonra sıfırdan yazılmıştır. * "Sözel Mantık" konusu, sınıf düzeyine uygun bir şekilde kitaba eklenmiştir. * 1'e 3'lü, 1'e...
  • Ölçen Arı 8 Türkçe Soru Bankası Satışa Sunulmuştur - 24.09.2018
    Mustafa AYGÜN Mustafa AYGÜN
    Ölçen Arı 8. Sınıf Türkçe Soru Bankası Yeni Nesi Sorular Sözel mantık soruları, 1'e 3'lü ve 1'e 4'lü sorularla zenginleştirilmiştir. Çözerken Öğretir Her soru belirli bir sistem çerçevesinde...
#1
Arkadaşlar aklınıza geldikçe bu başlığa hoşumuza giden şiirleri paylaşalım... Ben başlıyorum.

Bulutlar Adam Öldürmesin

Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
uçurtması geçiyor ağaçlardan,
siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Gelinler aynada saçını tarar,
aynanın içinde birini arar.
Elbet böyle sizi de aradılar.
Gelinlere kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

İhtiyarlıkta aklına insanın,
tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
efendiler, siz de ihtiyarsınız.
Bulutlar adam öldürmesin.

-Nazım Hikmet
 
#2
YAZ GEÇTİ

Bütün yaz
Kuyunun başında yedik
Akşam yemeklerini

Cevizler iç tuttu
Bademlerin kabukları kurudu
Ayvalara sindi gün ışığı

Yaz geçti
İçeriye aldık
Masayı sandalyeyi

Karıncalar ortalardan çekildi
Kuyunun taşında arılar yok
Boş kova devrik durur şimdi
Necati CUMALI
 
#3
GECELEYİN
Geceleyin karanlıkta
Suya attım ben sesimi
Türkü oldu birdenbire
Denizinden geçen gemi

Geceleyin karanlıkta
Gülümsedim buluta ben
Saçlarına düşen yağmur
Gökkuşağı oldu birden

Geceleyin karanlıkta
Yıldız tuttum gök içinde
Işığını sana vurdu
Bir gül açtı yüreğinde
Ülkü TAMER
 
#4
DUVAR
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş

(Yıllar evvel bir edebiyat dergisinde görmüştüm bu şiiri. Ozanın ismini bilmiyorum. Daha doğrusu hatırlayamıyorum.)
 
#5
MACERA

Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yârdan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.
Oymuş, diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği.
Orhan Veli Kanık​
 

Ozan_35

Aktif Üye
#6
Yalnız kalmaktan daha kötü
Şeyler de vardır hayatta
Ama genellikle
Bir ömür alır bunun
Farkına varmak
O zaman da
Çok geçtir
Ve çok geçten
Daha kötü
Bir şey yoktur
Hayatta

Charles Bukowski
 
#7
pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı

pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü

Pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
Kokusu hayatı yıkasın diye

Pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
Yürek kendini tanır

Arkadaş Zekai Özger
 
#8
"ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü"

Özel Bir Şair.
 

Ankeda

Ankeda
Yönetici
#9
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin.
Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
İstemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermeyeceksin.
Çünkü gün gelir, verecek hiçbir şeyin kalmaz.
Her şeyi sen istediğin için yapacaksın,
başkası senden istediği için değil.
Ve sen, sen olarak kaldığın sürece senin yanında olanlar
da mutlu olacaktır.
Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.
Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki, yanında yer almayı bil.
Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
ne de bir başkası senin için...
Seninle gelmek isteyenleri yanına al.
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz bu hayata.
Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini.
Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla
Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel...
Ve unutma; aynı dili konuşanlar değil
aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir...
Charles Bukowski
 
#10
Ölüme Yakın

Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acayip, kuşların hali.

Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
- Akşamüstüne doğru, kış vakti -
Benim de sevdalar geçti basımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.

Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?

Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.

Orhan Veli Kanık
 
Son düzenleme:
#11
BİR BAHAR SABAHI
BİR BAHAR SABAHI KAYBETTİM BEN HER ŞEYİMİ,
SENİ,UMUTLARIMI VE KARA GÖLGEMİ
SEN GİTTİN,UMUTLARIMI VE GÖLGELERİ DE GÖTÜRDÜN BERABER.
KAHVERENGİ DAĞLAR KALDI SENDEN GERİYE.


+ÖZGÜN+
 
#12
DUVAR
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş
Taş taş taş taş taş taş taş taş

(Yıllar evvel bir edebiyat dergisinde görmüştüm bu şiiri. Ozanın ismini bilmiyorum. Daha doğrusu hatırlayamıyorum.)
Bunun gerçekliği var mı iyi güldüm :D Araştıracağım ahaha bir saniye :D
 
#13
eveti geçek üstat. ama ne dergiyi ne şairi hatırlıyorum. ikisi de meçhul. galiba deneysel şiirler yayımlıyorlardı. çünkü şöyle şiirler de vardı:


Bu
ipi
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
i
Çek.

Şiirin adı ada "Sifon" olabilir. :)
 
#15
her şey birdenbire oldu.
birdenbire vurdu gün ışığı yere;
gökyüzü birdenbire oldu;
mavi birdenbire.
her şey birdenbire oldu;
birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
yemiş birdenbire oldu.

birdenbire,
birdenbire;
her şey birdenbire oldu.
kız birdenbire, oğlan birdenbire;
yollar, kırlar, kediler, insanlar...
aşk birdenbire oldu,
sevinç birdenbire.

Orhan Veli Kanık
 
#16
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun.
Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum.
Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.


Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.”
 
#17
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun.
Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum.
Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.


Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun.”
Metnin yazarı Bob Ross mu :)) Gerçekten çok iyi yaa :D
 
#19
Asmin
Kimdi cesaretimi kıran, üstelik
Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi
Sesimi cılız, rüzgarımı yelkensiz
Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman
Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma

Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip
Doruklara çekilen, büyülü doruklara
Biz Asmin dedik ona, sevgilim, kadınım,
Anamdı belki, ama o çoktandır
Üç bin metrenin altına inmiyor artık

İçimde bir fil sezgisi, kopup gitmeliyim
Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları
Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi
Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara
Kim demiyorum, kim olursa olsun

Boynu kırılan bir oyuncaksam, hırçın
Bir çocuğun elinde, ki celladım
Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken
Yine de özlüyorum onu, niyetçi
Tavşanlara dönerken beklediklerim

Aynı soruyu sormaktan, minör
Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan
İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
Yoruldum, yoruldum, yoruldum
Gereklilik kipinde yaşamaktan.
Ahmet Telli
 
#20
Ben
Jandarma dipçiklerinin
Meydanlarında şaha kalktığı
Sokakları
Barut ve ölüm kokularının
Sardığı
Bir sonbahar akşamında
Üç kurşun sesiyle doğdum.
Senin için
Doktor-hastabakıcı
Ebe-hemşire
Yahut suyla ekmek
Ne ise
Benim için
Sehpa ve ölüm
Barut ve ateş
Yahut kavga
O'dur
Ve kavgasız geçen günlerimin neşesi yoktur.